• Ekim 18, 2016

YERYÜZÜNDEKİ SAKLI CENNET “MACAHEL” BAL ÜRETİMİ ve PAZARA SUNULMASI

Camili (Macahel) Havzası toplam 25.258 hektar alandan oluşmakta olup, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO)’nun, 27 Haziran 2005 tarihli kararı ile ülkemizin ilk ve tek biyosfer rezerv alanı olarak ilan edilmiştir.  Camili (Macahel Havzası üç tarafı dağlarla çevrili tek açık tarafı Gürcistan’ın Batum şehrine bakan kapalı bir havzadır. Havzanın bu yapısı ve geleneksel koruma kültürünün bir sonucu olarak bölge çok zengin bir flora ve fauna yapısına sahiptir. Geleneksel Koruma kültürünün en önemli parçası olan yöre halkı 1995 yılında Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek “Camili Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği”ni kurmuştur. Bu dernek Türkiye’de köylüler tarafından kurulan ilk Çevre Koruma Derneği niteliğinde olup, havzada bu tarih itibari ile yapılan her projenin çıkış noktası ve tarafı olmuştur.

  • Macahel Havzasında 1021 civarında bitki türü var olup, Türkiye florasının yaklaşık %10 nu temsil etmektedir. Ayrıca bölge, 160’dan fazla tıbbi ve aromatik bitki türüne de ev sahipliği yapmaktadır.
  • Macahel’de 4 farklı vejetasyon tipine ait 13 bitki birliği tanımlanmıştır. Bunlardan biri bilim dünyası için tamamen yenidir.
  • Macahel Havzasında 25 endemik bitki taksonu saptanmış olup, endemizm oranı %2.4 tür. Havzada 72 adet nadir bitki taksonu Uluslar arası IUCN tehlike kategorilerine göre sınıflandırılmıştır.
  • Avrupa ile orta Asya’yı içine alan geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı orman ekosistemlerine Macahel’de rastlanmaktadır.
  • Macahel dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli 25 karasal “Ekolojik Bölge”sinden birisidir.
  • Macahel ülkemizde Dünya üzerinde ılıman yaprak döken ormanların üçüncü zamandan bu yana kesintiye uğramadan varlığını sürdürdüğü bir bölgedir
  • Macahel Kafkasya’nın Koruma açısından önemini kabul eden Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) da Kafkasya’nın ılıman kuşak ormanlarını Dünya üzerinde korumada öncelikli 200 Ekolojik Bölgeden biri olarak ilan etmiştir.

 

Macahel’de Arıcılık

Macahel Havzası yukarıda kısmen anlatılmaya çalışılan zengin flora yapısı ve coğrafi olarak izole bir havza olmasından kaynaklı olarak, dünyanın üç önemli arı ırkından birisi olan Kafkas Arısının ülkemizde saf ırk olarak günümüze değin varlığını sürdürebildiği tek alandır.

Macahel havzasındaki bu saf ırk arı varlığı ülkemiz arıcılığı açısından gen kaynağı teşkil etmekte olup, ülkemiz arıcılığı açısından emsalsiz bir değerdir.  Havzada yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda varlığı tespit edilen saf Kafkas arı ırkı Tarım Bakanlığının da ilgisini çekmiş ve bakanlık havzayı 1998 yılında izole bölge olarak ilan etmiş ve havzayı her türlü arı giriş ve çıkışına kapatmıştır. Ayrıca bu gen kaynağının korunması ve ülkemiz arıcılığının hizmetine sunulması için çalışmalar halen sürdürülmektedir. Bu çalışmalar aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  • 1998-2008 yılları arasında TEMA Vakfı tarafından uygulanan Artvin-Borçka-Camili Doğal Varlıkları Koruma Amaçlı Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında Sak Kafkas arısının izolasyonu, seleksiyonu ve damızlık olarak kraliçe arı üretiminin havzada gerçekleştirilmesi.
  • Saf Kafkas arısının damızlık olma özelliği 12 Aralık 2004 tarih ve 25664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan tebliğ ile tescil edilmiştir.
  • TEMA Vakfının yukarıda bahsedilen projesinin de uygulayıcısı olan Macahel Arıcılık A.Ş yerelde kurulmuş bir ticari yapı olup, damızlık saf Kafkas kraliçe arısı üretimini kendi tesislerinde ve eğitip desteklediği havzadaki arıcılarla sözleşmeli üretim modeli ile devam ettirmektedir.
  • 2001–2007 yılları arasında Dünya Bankası Küresel Çevre Fonu (GEF) hibe kaynağı ile Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi uygulanmıştır.
  • GEF–2 Projesi kapsamında havzanın yönetim planı çerçevesi dahilinde inisiyatif alarak havza yönetiminde etkin olacak yerel komiteler oluşturulmuştur. Söz konusu komitelerden birisi de “Arıcılık Komitesi”dir.
  • Arıcılık Komitesi havzadaki bütün arıcıların mensubu olduğu, arıcılıkla ilgili sorunların tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği, arıcılık faaliyetleri sonucu ortaya çıkarılan her türlü ürünün, üretiminin ve satışının organize edilmesini hedefleyen katılımcı bir yapıdır. Bu yapı Camili Köyler Birliği tarafından 17.06.2010 tarihinde alınan kararla Birliğin arıcılıkla ilgili tüm faaliyetlerinde yürütme görevini üstlenmiştir.

 

Mevcut Durum

Havzada:

  • 188 Kişi Arıcılık faaliyetlerinde bulunmaktadır
  • Havzada toplam 3,900 arı kolonisi mevcut olup, bunlardan 3,400 adedi fenni kovandan 500 adedi ise kara kovandan oluşmaktadır.
  • Yıllık Bal üretimi miktarı 30-35 ton aralığında seyretmektedir.
  • 20 ve üzeri arı kolonisi varlığına sahip işletme sayısı 60 adettir. Bunlardan 6sı damızlık kraliçe arı üretim işletmesi, 3ü organik bal üretimi sertifikası almış işletme olarak faaliyet göstermektedir.
  • Havzada yıllık 10.000 ila 12.000 arasında damızlık kraliçe arı üretimi gerçekleşmektedir.

Havzada 400mt. ile 2000 mt. yükselti aralığında bal üretimi gerçekleştirilmekte olup, üretilen ballar aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir.

  1. Kestane Balı: Tazeyken buruk ve acımsı tattadır. Nişasta, sakaroz, protein, kalsiyum, fosfor ve A vitaminince zengindir. Enerji verici özelliğiyle sporculara ve büyüme çağındaki çocuklara önerilir. Koyu kahve renkli, buruk, acı, kestaneye özgü tadı ve kokusu olan bal çeşididir. Kestane Balı havzada 400mt. ila 1200mt. yükseltileri arasında üretilmektedir.
  2. Ihlamur Balı: Az miktarda kestane, ıhlamur, orman gülü, yaban mersini, ahu dudu, böğürtlen ve değişik çiçek nektarlarını ihtiva eder. Kuvvetli rayiha ve hafif buruk tada sahiptir. Kehribar renkli, hafif kestane ve ıhlamur tadı – kokusu olan bu balın, antiseptik özelliği de bulunmaktadır. Ihlamur Balı havzada 800mt. ile 2000mt. Yükseltileri arasında üretilmektedir.
  1. Yayla Balı: Ihlamur ve beyaz orman gülünün yanı sıra, yaban mersini, üçgül, ahududu, kekik, adaçayı ve yayla çiçekleri nektarı ağırlıkta olan açık sarı renkli, genizde acı ve buruk tat bırakmayan şifa kaynağı tatlı sofralık bir bal türüdür. Yayla Balı havzada 1200mt. ve üzeri yükseltilerde ağırlıkla kara kovanlarda üretimi gerçekleştirilen bir baldır.

Macahel Balının Üretiminin Organizasyonu ve Pazara Sunulması

Arıcılık Komitesi, havzadaki bal üretimini Tarım Bakanlığı tarafından yayımlanan organik tarım ürünlerinin üretimi ile ilgili tebliğin kural ve esaslarına uygun olarak gerçekleşmesi için faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu kapsamda komite arıcılık ile iştigal eden işletmelerin tamamına yakınının arıcılık kayıtlarını tutmakta ve takip etmektedir.

Ayrıca, bal üretimin sağlıklı ve kaliteli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bal üretimi öncesi işletme kontrolleri, rekolte tahminleri, üretim sonrasında dolum ve depolama şartları komite tarafından titizlikle kontrol edilmektedir. Balın organik olarak sertifikalanabilmesi ve marka çalışmaları Camili Köyler Birliği tarafından hâlihazırda yürütülmektedir.

Macahel havzasında üretilen bal, çeşitli şekillerde üreticilerin kendileri tarafından doğrudan satışa sunulmasının yanı sıra, havzada üretilen balın çoğunluğunu oluşturan ve komite tarafından üretimi kontrol edilen ballar Camili Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği merkezi ile GEF-2 ziyaretçi merkezindeki yöresel ürünler standında satışa sunulmaktadır.

Son yıllarda piyasalarda “Macahel Balı” markasının (algısının) değer kazanması ile beraber “Macahel Balı” adı altında menşei belli olmayan, ucuza temin edilen bazı balların pazarlanmaya çalışıldığı görülmektedir. Macahel Arıcılık Komitesi yukarıda bahsedilen çalışmaları ile bu tür istismarların önüne geçmeyi amaçlamakta ve bu durumun engellenebilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlar nezdindeki girişimlerini sürdürmektedir.

Sonuç olarak, endemik bitki çeşitliliği, eşsiz doğal ve kültürel yapısı, saflığını ülkemizde sadece bu bölgede koruyabilmiş olan Kafkas Arısı ile Macahel havzası ve bu havzada üretilen bal, yüksek niteliklere sahiptir. Ancak, bu yüksek niteliğe sahip ürünün gerçek değerinde pazara ulaşıp yereldeki üreticiye en yüksek faydayı sağlaması ve de son kullanıcının doğru ürüne ulaşması çok önemli bir konudur. Macahel Arıcılık Komitesi ve Havzadaki üreticilerin bu yöndeki çabalarına gelecek her türlü destek bu özel balın uygun şartlarda üretilip gerçek değerinde tüketiciye ulaşması için azami önem taşımaktadır.

 

TÜRSAB Talebi ve Yeni Dönem

TÜRSAB Heyetinin Artvin İli Turizm kapasitelerini gözleme gezisinin bir ayağını oluşturan Macahel ziyareti sürecinde TÜRSAB Başkanı Sayın Başaran Ulusoy’un 4-5 yıllık bir sözleşme ile 3 ila 5 ton arasında Macahel balını satın almayı taahhüt etmesi, üretilen balın pazarlanmasında sorun yaşayan havza üreticileri için yeni bir fırsat penceresi niteliğinde olmuştur.

Yukarıda sözü edildiği üzere 200 civarında küçük ölçekli aile işletmeleri tarafından üretilen balın kalitesi ile ilgili bir sorun olmamakla birlikte ülkemizde var olan bal pazarında mevcut üretimi değerinde ve etkili olarak pazarlama sorunu vardır.

Üretici noktasında olan yetenek dilimi; markalaşma, ve satış hanelerinde ciddi eksiklikler taşımaktadır. Bu durum üreticilerin ballarını ilişkiler üzerinden (turistler, akrabalar, eski müşteriler gibi..)  pazara sunmasını sonucunu doğurmuş ve en nihayet havza balının daha büyük pazara ulaşması ve daha geniş talep cephesinde kendisini fiyat ve kalite eşiğinde rekabete sunması mümkün olmamıştır.

İl Tarım Müdürlüğü yetkililerinin ifadesi ile havzada üretilen yaklaşık 30 tona yakın bal miktarına karşın ülke pazarında yaklaşık 130-150 ton bal Macahel balı olarak satılmaktadır.

Bu durum, Macahel balının halen erişmesi muhtemel fiyat eşiğinin çok altında satıldığına dair önemli bir ip ucudur.

TÜRSAB talebinin karşılanmasına dair opsiyonlara geçmeden önce  ve ürün olarak “bal üretimi”, “üretici profili”, ve “iş becerileri” gibi sürecin kritik niteliklerine değinmekte yarar vardır.

 

Bal Üretimi:

Bilim çevreleri Macahel havzasının mevcutta var olan 3,000 civarındaki arı kolonisine karşın floral zenginliğinin 60,000 koloniyi barındırabilecek büyüklüğe sahip olduğunu söylemektedirler.

  1. Bu durum hasıl olması ayrı bir süreç olarak değerlendirilmesi gereken önemli bir nokta olmakla birlikte bal üretiminin yaklaşık 20 katına çıkıma fırsatının henüz değerlendirilemediği ortadadır.
  1. Bal üretimi geleneksel ve yeni teknikler karışımı ile yapılıyor olsa da henüz AB bal yönergesi çerçevesinde bir uygulama söz konusu değildir. AB bal yönergesi bütün üretim zincirinin gözetilmesi ve (organik besleme ve koruma tedbirleri dahi) sürecin dünya ölçeğinde sertifikalandırılmasını içerir. BU yönde bir uygulama mutlaka gündeme alınmalı ve Havza balının dünya pazarlarına sorunsuz/sorgulamazsız çıkışı sağlanmalıdır.

Üretici Profili & İş Becerileri:

Havzada orta ve küçük işletmeler yerleşik olup üreticiler;

  • Macahel Havzasında geniş ve derin azara yönelik bal üretimi ve bunun gerektirdiği iş organizasyonunu görmek söz konusu değildir.
  • İş yapma konusunda donanımsızlıkları ortak hareket etme noktasında gerekli olan kurumsallaşma süreçlerini anlayamamaları ve gereğini yerine getirememeleri şeklinde sonuçlar doğurmaktadır.
  • Sermaye birikim yoksunu olunması modern ve büyük ölçekte işletme kurmaları önünde engeldir.
  • Profesyonel işletme anlayışının olmaması dışarıdan eğitimli insanların sürece dâhilini imkânsız kılmaktadır.
  • Bu güne değin havzadaki ARICILIK gelişimi daha çok ürün üretmek olarak anlaşılmış ve yapılan çalışmaların eşiği pazarlama, rekabet, markalaşma, üretim zincirinin tümünde farklılaşma yaratan ürün ve hizmet kalitesi gibi kavramlar henüz ne doğru bir şekilde gündemi meşgul etmiş ne de uygulama örneklerini görmemiz mümkündür.
  • Hedef kitle profil tanımlaması ile geliştirilecek eğitim programlarının olmaması var olan gelişme programlarının daha çok zaten vatandaşın büyük ölçüde de bildiği üretim süreçleri ile sınırlı olması EĞİTİM VE GELİŞİM modüllerinin ilgiyi artırmadan sonuçta çarpan + hızlandıran etkisinin ihmal edilebilir seviyelerde olması sonucunu doğurmuştur.
  • Üreticinin gelişim hanelerine odaklanmayan destekler öğrenme eğilim ve gayretlerinin düşük olması kendilerine sunulan her türlü yeni iş çözümlerine şüpheci yaklaşma sonucunu doğurmuştur.
  • Üretimde bağımsız ama pazarlama süreçlerinde ortak bir davranışın kendilerine neler kazandırabileceği noktasında net değillerdir.
  • Bu yönde Arıcılık Komitesi, doğru bir adım olmakla birlikte bütün üreticileri kapsamına alabilmiş değildir.
  • Kimi üreticiler, ortak iş yapma konusunda isteksizdirler. Bu kısmen bilgisizliğe yorumlansa da esas belirleyici olanın, birlikte hareket edebilenlerin sıra dışı ekonomik başarılara imza atma konusunda henüz test edilen noktada olmaları olarak görmek lazımdır.

 

ÖZETLE:

Macahel Havzasında bal üretimin geliştirilmesi sadece bal üretimin desteklenmesi ile daha yukarıda gerek bal miktarı ve kalitesi gerekse ürünlerin etkin bir şekilde pazarlanması noktasında yeni bir ÇAN EĞRİSİ yaratmayacaktır.

Üretim, kalite ve pazarlama ancak üreticilerin KOLAY ANLAŞILABİLİR İŞLETMECİLİK EĞİTİMİ tedariki ile soluklu bir yola girmesi mümkündür.

TÜRSAB TALEBİNİN KARŞILANMASI

Mevcutta üretilen BAL

  • Vatandaşın kendisi tarafından
  • Arıcılık Komitesi tarafından
  • Ve Şehirlerde yerleşik bu ürün ticaretini yapanlarca pazara ulaştırılmaktadır.

Sayın Başaran Ulusoy’un ifadesi ile yılda 2-3 ton (bu rakam daha yüksek seviyelerde de ifade edilmektedir) nitelikli balın havzadan karşılanması hayli mümkündür.

Bu miktarlarda bal birkaç büyük üreticiden 1 (bir) ton şeklinde almakla karşılanabileceği gibi TÜRSAB satın almasının ruhunda yatan vatandaşın balına talep olarak özellikle dar gelirli vatandaşların belli bir geliri önceden garanti görmelerini sağlamak olduğundan (bir sosyal sorumluluk projesi gibi) mümkün olursa satın almanın en geniş kesimlerden yapılması doğru olacaktır.

Tabii ki satın alma satıcının “deklere edilecek fiyattan” ürününü satma isteği sürecin doğal tamamlayanı olacaktır.

Ama bu aşamada prensip itibari ile en geniş kesimlerden ürün satın alınmanın benimsenmesi doğru olacaktır.

Bu noktadan hareketle sürecin kritik tamamlayıcı bileşenlerine bakmak gerekecektir.

 

MİKTAR:

Havzada talep edilen miktarın çok üstünde bal üretimi vardır ve geçmiş yıllar tecrübesine bakılarak 2-3 veya 4-5 ton gibi balın satın alınmasında sorun olmayacağını öngörebiliriz.

 

KALİTE:

Esas olarak üretilen bal ile ilgili kalite sorununun olmayacağını varsayarsak dahi teminin yapılacağı üreticiler ile satın alma yapacak noktanın yapılacak sözleşme dahilinde gerek üretim süreci gerekse sağım ve teslime kadar ürününü olması gereken standartlarda elde ettiği denetlenmelidir.

 

FİYAT:

Geçmiş yıllarda bal satış fiyatının 30 ila 80 TL civarlarında; balın ve satın alıcının niteliğine göre, değer bulmuştur.

TÜRSAB ile yapılacak sözleşmede bu fiyat aralığında bir yerde anlaşılabilir ve vatandaşın bu noktada memnun olacağını varsayabiliriz. Yalnız oluşacak fiyatta üretim, bakım ve sağım ve ürünün TÜRSAB’a teslimini yapacak noktanın belli bir parasal bedel/marjla bu işi yapması doğru olacaktır.

 

ORGANİZASYONEL YAPI:

 Bal ticareti yapan bireyler, kurumlar ve tüccarlar bileşeninden bu tür bir organizasyonu yapma noktasında en donanımlı ve uygun yapı ARICILIK KOMİTESİ olarak karşımıza çıkmaktadır.

Havzadaki arıcıları tek tek tanımak, ne yapıp yapamayacaklarını bilmek, ana arı üretimi ile bal pazarlaması noktasında şu ana değin birden çok üretici ile çalışma tecrübesi, kayıtlama gibi becerileri ARICILIK KOMİTESİNİN bu süreci ele alması ve yaşama geçirmesini gerekli ve mümkün kılacak bir tercih olacaktır.

 

NE YAPMAK LAZIM?

İlçe tarım müdürlüğü koordinasyonunda ve havza Muhtarlarından oluşan bir DANIŞMA KURULU oluşturulmalıdır.

Bu Danışma Kurulu, Arıcılık Komitesinin;

TÜRSAB ve Vatandaş ile ilişkilerinde destek oluşturmalı,

  • İlgi yılın fiyat seviyesini tespit etmeli,
  • Arıcılık Komitesi hizmet payını belirlemeli,
  • Kayıtlama ve belgeleme ihtiyaçlarının yerine getirilmesine destek olmalı.

 

Orhan Yavuz
Kayalar Köyü Muhtarı

Leave Comments